Şifa-i Şerif

  • PDF

Rabbimiz, Peygamber efendimizin kadrini ve mevkisini yücelterek, biz insanların, onun kıymetini anlama gayretini desteklemişdir. Bizlerin, hz.Muhammed (sav) efendimizi anlamak ve ondan yeteri derecede istifade etmek gibi bir arka plan vazifemiz mevcuttur. Rabbimize olan kulluk borcumuzu ve O’na yakışan iltifatı yaparken, aciz kalmamız mukadder olduğundan, gerekli desteğin ve yardımın kaynağı bilinmeli ve tanınmalıdır. Zira O kaynak bilinmeden ve hakkı teslim edilmeden Rabbe karşı vazifelerimizin Kemal-i edbten yoksun olacağı muhakkakdır. Rab tealanın kendisini övdüğü ve onu kendisine yaklaştırdığı bir kulunu, Rabbe itaat etmek isteyenlerin görmemezlikten gelmeye çalışmaları olsa olsa ya bedbahlıktır, yada kıskançlıktır. Peygamber kavramı ile Hz.Muammed (sav)(ismini) kavramını birbirinden ayırmadan son peygamberin gönderilme anlamı hiçbir zaman anlaşılmaz. Hz.Muhammed (sav) Mekkede 571 yılında doğmuş, 633 yılında Medinede vefat etmiş , kıymetli ve iyi işler yapmış birisiydi diye anılma lüksü yoktur. Müslümanların okudukları tarih içersinde O’nu sıradanlaştırmaları ve biyografik bilgilerin içlerine hapsederek zihinlere o şekilde kazımaları, son peygamber misyonuna sadece en hafif anlamıyla ihanettir. Bazı aydın müslümanların Peygamberin kıyafetlerini öne çıkarmanın anlamsızlığını ifade ederken, "sarıksa, cübbeyse, bunlar Ebu cehilde de vardı" benzetme esnasında O’nun şekli önemsizliğini kasdetmeleri, bazı mutasavvıf müslümanlarında sarık ve cübbe fiili sünnettir, olmazsa şefaatte olmaz kabilinden sözler ile O’nun şekli kıymetini, manevi güç olan şefaatle birleştirme gayretleri, maalesef avam müslümanları bi-çare etmektedir. Kadı İyaz Şifa-i şerif adlı kitabında, Allahu Tealanın Peygamber efendimizi yüceltmesini şu on hususda izah etmişdir.

 

Öğretmende Öğrenir...

  • PDF

Ali Rıza hoca,İstanbulun şirin ve eski semtlerinden Anadolu yakası incisi Maltepede, Mehmet Akif lisesinde edebiyat öğretmeni olarak çalışmaktaydı. 40 lı yaşların sonlarına yaklaşmıştı.Fakat  gençliğinin ilk yıllarından beri  kendisini bildi bileli saçları beyazdı.

Mesleğini severek ve büyük bir iştahla yapardı.Derslerde anlattığı konuları,müfredatın mecburen anlatılması gereken konuları olduğu için değil,luzumlu ve gerekli gördüğü için anlatırdı.Anlattığı konulardan bahsederken, öğrenciler  sanki ders kitabının içinde olduklarını ve o konularla beraber yaşadıklarını hissederlerdi.

 

Umut Kaybetmeden...

  • PDF

Oda sanki üzerine çökecek gibi oluyordu. Duvalara baktıkça sanki kendisini bir hapishanede zannediyordu. Fakat şu kapının sağ tarafında asılı olan Fotoğraf, saliha hanımı bu sıkıcı odanın atmosferinden uzaklaştırıyordu .ne zaman bu Fotoğrafa baksa,yüzü bir başka oluverirdi. Gözlerine fer gelir, yanakları al al olurdu.Fotoğraf Bir köy ilkokulunun 5.sınıfının resminden ibaretti. saliha hanım bazen resimdeki utangaç, başörtülü, zeytin gözlü kızın kendisi olduğuna inanamazdı. Aradan geçen bunca yıl anılarını hiç eskitememişdi.Belkide onunla temiz çocukluğunun irtibatını sağlayan tek şey bu olduğu içindi.Anılar onun artık herşeyiydi.

 

Mikail ,Michael...

  • PDF

Uzun zamandar ağaçların altında oturmaktaydı.Vakit ,akşam olmak üzere diye düşündü Mikail.Evet artık eve dönme zamanı gelmişdi.Fakat içindeki sıkıntı bir türlü yakasını bırakmıyordu.Halbuki sırf bu yüzden bu sıkıntıyı dağıtmak için,Camiideki Hacı Osman efendinin dersine gitmemişdi.Kalktı dalgın dalgın evin yolunu tuttu.Bir tarafdan da yarın hocasına nasıl bir mazeret uyduracağını düşünüyordu.

 

Kulluk Borcu...

  • PDF

İnsan,Kainatı tanımlarken kendinden yola çıkar...

Bu temel ilkemizden sonra deriz ki;Kelimeler de,Kavramlar da anlama bakımından sahibine göre mana kazanır.

Allah (cc) kendi doğrularını,kurallar ve Kaideler şeklinde biçimlendirmiş ve Kainatın Hak’ ölçüsü olarak vahyetmişdir1.Emanet sahibi olarak insana ise,bu,Hak’ölçüsünün muhafazasını ve uygulama yetkisini vermişdir.Verilen bu yetkinin yozlaşmaması içinde,zaman zaman ınsanlar arasından Peygamberler ve Kutsal metinler göndererek  desteklemişdir2.İnsanın yaratılmasına gerekçe olan bu yetkiye ilmi alanda ,İbadet’ denir.Halk arasında İbadet her ne kadar kulluk borcu olarak bilinsede birde bunun arka planı bulunmaktadır.

 

Sayfa 2 / 3