• PDF

Kıl Beni Ey Namaz

Senai Demirci

Timas

"Kıl Beni Ey Namaz"la namazın bizi doğru, duru, diri ve insan kılmasının ruhunu hissedeceksiniz. Abdestin insanın zihnini ve gönlünü nasıl kötülüklerden arındırdığına şahitlik edeceksiniz. Ezanla namaza çağrının, anne çağırışı gibi sıcak olduğunu fark edeceksiniz. Namaz vakitlerinin hayatımızı düzene koyduğunu keşfedeceksiniz. Fatiha Suresinde nûn’un gemisinde "biz" olma bilinciyle bütün kainatı kucaklamayı öğreneceksiniz. Tesbihâtla, Rabbimize yakarışın en güzelini tesbih, hamd ve tekbir ışığında yaşayacaksınız. Namaz sevgisini bir nefes gibi içinize çekeceksiniz. Huşu’yu yakalayamadığınız anlar için namaza aşk ile bağlanmanın yollarını bulacaksınız.

 

 

 

 

Canla Bağışla

YUNUS EMRE TOZAL Şiirsel üslubuyla okuyucuya yüreğinden seslenen Senai Demirci'nin, Canla Bağışla adlı son kitabı Timaş yayınlarından çıktı. Canla Bağışla'yı "Canla başla bağışla. Candan ver. Yoksulluktan korkma. Bağışladığını kendine bile hatırlatma. Sağ elinin verdiğini sol elinle duyurma" sözleriyle açıklayan yazar, içinde bulunduğumuz rahmet ayında, insana insan-ı kâmil olma yolundaki kutsal mücadelesinde, hakikate götüren tabelalar sunuyor. Namazı, 'candan bağışlamak' olarak tanımlayan yazar, infakın namazla başlanabileceğini hatırlatarak, infakın "veriş"lerimizin karşısına daha büyük, daha kalıcı, daha anlamlı, daha vefalı ve daha değerli alışlar koymak için, yapılması gerektiğini ifade ediyor. İnsana doğduğunda aşılanan, kâinatla arasına sınır çekilen perdenin aralanmasına, eşya-insan ilişkisine hakikat nazarından belirlenmesine vesile olabilecek keşiflerin, insanın ayna karşısında yüzleşmesine ve evrenden ayrı özel bir yere sahip olmasını sağlayacak olan "ben" kavramı, insana aczini ve fakrını itiraf etmesine vesile olacak sırlarla örülüdür. "Ben" kavramına yapılacak her atıf, sırların insan nazarından bilinmesi, idrak edilmesi anlamına geleceğinden, insan öncelikle kendisine verildiğini bilenlerden oldukça "ben" idrakine erer. Senai Demirci'nin tespitiyle hakikat yolunun kenarındaki bir ağacın altı olan dünyada imtihan edilmek üzere oturduğumuz şu zaman diliminde, hem bilen hem bilinen olmakla, varlıkla yokluk arasındaki ilişki ortaya çıkar: "Ben"in bilgisinde bilen ile bilinen kim! Hem bilenin hem de bilinenin "ben" olduğu bir ilişki, insanı eşrefi mahlûkat yaparak eşya ile arasındaki ünsiyeti belirleyecek, Dücane Cündioğlu'nun tabiriyle görmeyi değil görülmeyi, fark etmeyi değil fark edilmeyi engelleyen, karanlık olan perdenin aralanmasına vesile olacaktır.

 

Weiterlesen...

 

Kayıp Gül

Kayıp Gül Türkiye'de son yılın en çok okunan romanı oldu...

Kayıp Gül 63 haftadır Çok Satanlar listelerinde...

İtalya'nın en büyük ve en çok okunan gazetesi Corriere della Sera:
"Onun ismi şimdiden Paulo Coelho, Richard Bach, hatta Saint Exupery ile birlikte anılıyor..."

Kayıp Gül Kanada'da Çok Satanlar listelerinde...

Dünyanın en büyük ve en önemli haber kuruluşlarından Alman Devlet Haber Ajansı’ndan (DPA) Kayıp Gül yorumu:
“Çağdaş bir fabl, derin ve bilgece – St. Exupéry’nin başyapıtı Küçük Prens’in tadında.”

Kayıp Gül Slovenya'da Çok Satanlar listelerinde...

Finlandiya’nın en çok okunan ve en ciddi gazetesi Helsinki Sanomat’tan Kayıp Gül için “Türklerin Küçük Prensi” benzetmesi:
“Türklerin Küçük Prens'i tüm dünyayı büyülüyor.”

Weiterlesen...