Oda sanki üzerine çökecek gibi oluyordu. Duvalara baktıkça sanki kendisini bir hapishanede zannediyordu. Fakat şu kapının sağ tarafında asılı olan Fotoğraf, saliha hanımı bu sıkıcı odanın atmosferinden uzaklaştırıyordu .ne zaman bu Fotoğrafa baksa,yüzü bir başka oluverirdi. Gözlerine fer gelir, yanakları al al olurdu.Fotoğraf Bir köy ilkokulunun 5.sınıfının resminden ibaretti. saliha hanım bazen resimdeki utangaç, başörtülü, zeytin gözlü kızın kendisi olduğuna inanamazdı. Aradan geçen bunca yıl anılarını hiç eskitememişdi.Belkide onunla temiz çocukluğunun irtibatını sağlayan tek şey bu olduğu içindi.Anılar onun artık herşeyiydi.

Uzun zamandar ağaçların altında oturmaktaydı. Vakit ,akşam olmak üzere diye düşündü Mikail. Evet artık eve dönme zamanı gelmişdi.Fakat içindeki sıkıntı bir türlü yakasını bırakmıyordu. Halbuki sırf bu yüzden bu sıkıntıyı dağıtmak için, Camiideki Hacı Osman efendinin dersine gitmemişdi. Kalktı dalgın dalgın evin yolunu tuttu. Bir tarafdan da yarın hocasına nasıl bir mazeret uyduracağını düşünüyordu.

İnsan,Kainatı tanımlarken kendinden yola çıkar...

Uçsuz bucaksız Evrenin içinde (yapısal olarak)minik bir kütleye sahip olan insanoğlunun, Kalp(idrak) sahibi olmasi hasebiyle bütün Evreni kuşatabilecegini unutmadan yaşamak…

Seite 2 von 2