Herkesin herkesden kaçtığı, selam ve tebessümün çıkarlara kurban edildiği, bugünkü abilerin yarının hainleri olduğu bir zaman dilimi... Modern Çağ.

Annelerin  çocuklarını çöplüğe attığı, babaların kızlarına tecevüz ettiği, evlatların ebeveynlerini miraslarına göre puanladığı, misafirlerin yabancı sayıldığı bir zaman dilimi... Modern Çağ.

Hayvan sevgisi adına kuaför salonların açıldığı, kılıktan kılığa sokularak insana tercih edildiği, insanlar arasında sınıf farkı oluşturulduğu yetmiyormuş gibi birde hayvanlar arasında bu farkın ihdas edildiği bir zaman dilimi... Modern Çağ.

Dekolte, spor, sanat, güzellik adları altında insani mahremiyetleri, hayvani platforma çıkarma çabalarının zirveye çıktığı bir zaman dilimi... Modern Çağ.

Çocukların oyuncaklarını kırarak oynadığı, televizyon ile uykuya daldıkları, yemekleri dökerek tedikleri, isimleri ile cinsiyetlerini sakladıkları bir zaman dilimi... Modern Çağ.

Pratık cevap, e Akıl, bedeni yetenek,  albenisi olmak ve dünya benim etrafımda dönüyor zanneden gence ait bir zaman dilimi... Modern Çağ.

Nedir bu gençlerin hali..., biz onların yaşındayken..., demedim mi ben..., diye sözlerinin her bir karesine kibiri ve gruru koyan  olgunlar zümresinin kendi içlerinde yaşadıkları kofluk ve anlayışsızlık abidesi olan bir zaman dilimi... Modern Çağ.

İhtiyarların yalan yanlış edindikleri bilgi kırıntıları, tatmin edemedikleri nefisleri, tamamlayamadıkları hesapları, Ah ben sizin yaşınızda olacağımda... diye hayıflanmaların uc noktaya geldiği bir zaman dilimi... Modern Çağ.

Bilmem farkındamısınız ama, binlerce yıl önce yaşamış yunanlı filozof Platonun Devlet adlı kitabındaki hayaline nekadar benzeyen bir zaman dilimindeyi... Modern Çağ.

Halbuki bizler Fatihin rüyası için yola koyulmuşduk...

Muzaffer  İnanç

Dua

geschrieben von

Ey Allahım,                       Senin adınla söze başladım

Sözde  özde sensin benim başlangıcım

Yaratan,Yetiştiren ve Göçüren’e Kul eyle beni. 

Allahın Rasulu (sav)efendimiz Ebu Hureyre (ra) rivayet edilen hadisi şerifde, kendisinden hayırlı bir nasihat isteyen sahabeye ((Ebu Derda ra) üç sefer Kızma kızma kızma diye nasihat etmektedir. Günümüzde çokta önemsenmeyen fakat bir çok felaketinde sebebi olan kızgınlık, ilahi mekanizmada tehlikeli davranışlardan sayılmışdır.

Can Dost

geschrieben von

Hz.Ebu Hureyre (ra) hicretin yedinci yılında Medineye geldi ve islamını ilan etti.Allahın rasulü (sav) ile dört dolu dolu yıl geçirdi. Birgün’ü bir yıla denk tam dört yıl, Rasulün bazen önünde asasını taşıdı bazende arkasından onu takip etti, bir gölge gibi. Hiçbir mesleği icra etmiyordu. O’nun işi gücü Rasulullah(sav)i takip ve taklit etmek ve diğer sahabelere aktarmakdı. Verilen ile iktifa eder,Huzurda bulunmayı hazine dairesinde bulunmak olarak tasavvur ederdi. Duyduklarını unutup ashabı kiramı bihaber bırakmaktan korktu ve Rasulullahdan unutmaya karşı dua istedi.

Namazın ne kıymetli bir ibadet olduğunu bilmeyen hiçbir müslüman yoktur. Namaz hakkında Ayetler ve Hadis-i Şerifler  sayılamayacak kadar çoktur. Hakkında kitap yazılan, üzerine sohbetler düzenlenen ve salon programları ile insanlara detayları ile birlikte anlatılan ikinci bir ibadet yoktur. Ama hala müslümanların çoğunluğu Beynamaz (Bi namaz) olarak yaşamlarına devam etmektedirler. Nedir eksik olan, bilgimidir? yoksa namaza olan ilgimidir? veya devir namaz devri değilmidir? 

Sahabelerin lakabları karakterleri hakkında bizlere malumat vermektedir. İşte Ömer ibn hattab (ra). İlk lakabı el-Farukdur. Ömer efendimizin dört temel karakteri onun bu lakabı almasına sebeb olmuşdur.

Aşk

geschrieben von

İnsan varlığı ile kainata renk verir,muhabbeti ilede ruh.

Hayat asıl olarak tek bir Cevherden oluşmaktadır.

Zamanın bize, bizi öğrettiği hikayelerden birisi şöyledir. "Bir Abdal bir şehre uğramış, fakat buranın halkı yabancıları hiç sevmezmiş, defol! diye bağırmışlar Abdala, seni  hiç birimiz tanımıyoruz! diyede eklemişler. Fakat Abdal sükünetini hiç bozmadan cevap vermiş. Ben kendimi tanıyorum ya, önemli olan odur. İnanın şayet öbür türlü olsaydı, yani siz beni tanısaydınız da ben kedimi tanımasaydım çok daha fena olurdu.’’ Zamanın değişikliği, evrensel doğruları değiştirmiyor. Kişinin kendisini tanıması,aslında bilinçli bir yaşamda olmazsa olmaz kurallardan bir tanesidir. İhlas ve Samimiyet ne ölçülebilir nede tartılabilir değerlerdir. Ustalık; çok çalışmak, çok yorulmak, çok fedakar olmak, yapılan işi ciddiye almak ve önem varmek ile elde edilecek bir makamdır. Bu makamdaki insanın beceriside ,marifetide kemalata uygun bir derecede olacaktır. Bütün bu değerler bizlere şu hassas dengeleri öğretir; 

Seite 1 von 2