Dienstag, den 11. Oktober 2011 um 15:58 Uhr

Ömer el- Faruk, Emirel Mü'minun Hervorgehoben

Verfasst von  Muzaffer Inanc
Diesen Artikel bewerten
(2 Stimmen)

Sahabelerin lakabları karakterleri hakkında bizlere malumat vermektedir.İşte Ömer ibn hattab (ra).ilk lakabı el-Farukdur.Ömer efendimizin dört temel karakteri onun bu lakabı almasına sebeb olmuşdur.

a-Cesareti; Ömer efendimiz islama girmeden öncede, islam ile müşerref olduktan sonrada cesareti hep bilene gelmişdir. Korkak insanların ne kendilerini nede değerlerini savunma içgüdüleri mevcut değildir.Ayrıca cesaret bütün iyi huylarında temelidir.Ömer efendimiz daha genc yaşlarında iken Mekkenin Dış şehirlere gönderdiği elçidir.Onun hakemliği toplumda takdir edilir.Anlaşmazlıkların çözümünde verdiği kararlar bağlayıcılık vasfı taşırdı.Kınayıcının kınamasından hiçbir zaman korkmamışdır.İslamla müşerref olduktan sonrada ilk Peygamber efendimiz (sav)e ''Ya Rasulallah neden bu evde bekliyoruz,neden Kabeye inmiyoruz?'' diye açıktan dinlerini beyan etme teklifini getiren odur.Medineye hicret etme sırası Ömer efendimize geldiğinde '' karısını dul,çocuklarını yetim bırakmak isteyen peşimden gelsin''. diyerek kimseden korkmadığını göstermişdir.Dalkavukluk yapmadan iskelet sahibi olmak,Korkmadan inanmak ömer efendimizde ete kemiğe bürünmüşdü.

b-Emanete sadakat anlayışı;

Sahabeler için belki emin olmak normal aksi ise düşünülemez diye aklınaza gelebilir,fakat burda kasd edilen Sadakat anlayışındaki incliktir ki bu her sahabede dahi vardır denilşemez.Halifeliği sırasında devletin işi için hazinenin mumunu,kendi işi içinde kendi maaşından aldığı mumu kullanacak kadar ince bir hassasiyete sahiptir.Hz Ebubekir efendimiz halife olduğunun ertisi günü eline bir top kumaş almış ve pazara götürecek iken Ömer efendimiz karşısına dikilmiş ve ''Ya Halife sen artık ümmetin işleri için çalışmalısın pazarda kumaş satarak kıymetli vaktini harcamamalısın.Karşılığınıda Hazineden temin etmelisin.Bu teklif hassasiyetin sadece kendisi için değil hakkı olan herkese gösterdiğinin delilidir.

c-Eşitlik;

Eşitlik anlayışı hak sahibine hakkını vermekle sınırlı değildir.Eşit olmak yaratılışdaki hakları muhafaza etmektir.İster köle olsun ister gayri müslim olsun.Ömer efendimiz Kudus şehrinini anahtarlarını teslim almak için kölesi ile yol çıkar ve deveye dönüşümlü olarak binerler.Tevafuk şehre girişde sıra kölede olduğu için deveye o biner ve şehir halkı onu halife zanneder.Kölenin hakkı ona haksızlık ve eziyet etmemektir ama onu kendi imkanlarından aynı miktarda istifade ettirmek işte bu Ömer efendimizin eşitlik anlayışıdır.Mısır valisi Amr bin As ile davalı durumdaki Yahudi vatandaşı aynı mahkemede yargılayıp,Amr bin As ın davranışının uygun olmadığını beyan ederek yahudi vatandaşın şikayetini haklı bulan bir eşitlik anlayışına maalesef dünya henüz ulaşamamışdır.

d-Şeffaf olmak;

Bu modern kavramın karşılığı gelenekte,''Ya olduğun gibi görün yada göründüğün gibi ol''. dur. Ömer efendimiz yapmadığını söylemez,söylediğinide muhakkak yapardı.Kendisinden sonraki halife seçimindeki açık tavrı herkesi hoşnut bırakmışdır.Oğlu içinse ''Bir evden bir kurban yeter''. Diyerekte halifeliğe bakış açısını ailesinede herkesin huzurunda deklara etmişdir. Herkesin teveccüh ettiği ve ''Halid bir savaşda varsa o savaşı muhakkak müslümanlar kazanır''. Anlayışı yaygın iken O Halid bin Velidi görevinden almış ve bunu hiçbir ark niyet beslemeden yapmışdır.Veda hutbesinin okunduğu yerin yanında bulunan hurma ağacı bir müddet sonra müslümanlar tarafından ziyaret yeri olmaya başladığında,bidat olmasından korkmuş ve ağacı kestirmişdir.

Ömer efendimizin ikici lakabı ise Emirel Mü'mınun dur. Bu lakabı halifeliği sebebi ile almışdır.Fakat ne ilginçdir ki kendisinden önce halife olan Hz.Ebubekir efendimiz bu lakapla meşhur olmamışdır.Ömer efendimizin bu lakabının ön plana çıkmasının başlaıca sebebleri şunlardır.

1-Vatandaşları arasında Hangi dine mensup olursa olsunlar,islami ve insani ölçülerden asla vazgeçmemişdir.

2-Feth ettiği şehirleri ve ülkeleri mağdur değil mağmur etmişdir.

3-İslami hükümleri uygulamada korkaklık ve atalet (tembellik) göstermemişdir.

4-Yaşamında kıstas aldığı hayat tarzı en fakir müslümanın hayat tarzına uygun olmuş ve halkı ile arasında sınıf farkı olmamışdır.

5-Sünnete ve Sahabeye ilgi ve alakasını kesmemiş nasihat almaktan gücenmemişdir.

Zuletzt geändert am Mittwoch, den 12. Oktober 2011 um 10:45 Uhr
Weitere in dieser Kategorie: « Aşkın Adı Namaz

Leave a comment

Make sure you enter the (*) required information where indicated.
Basic HTML code is allowed.