Santranç Oynayan Derviş

  • PDF

SATRANÇ OYNAYAN DERVİŞ

(Doğu ve Batıdan Portreler)

Yazarımız A.Ali Vural ,Şair ve eğitimci özelliği ile ön plana çıkan bir kişiliktir. Türkiyede yazarlığının yanında edebiyat atölyelerinde yeni yazarlar keşfetme mesaisi vermektedir.Bu kitabında adeta tüm becerilerini bir araya getirmiş gibidir.

Kitabımız uslup olarak hernekadar nesir şeklinde yazılmış olsada akıcı ve şiirimsi bir uslup gizliden gizliye kendini belli etmektedir. Sözlerin ve benzetmelerin benzerlerini başka kitaplarda bulmak gerçekten zordur.Bazen anlatımlarına tersden başlamış ve okuyucuyu sonuç ve başlangıc arasında tatlı bir heyecan atmosferine sokmuşdur.

Kitabımızda Doğu ve Batı menşeili toplam 41 düşünür,bilge ve ilim insanının hayatlarından çarpıcı kesitler aktarmaktadır.Kitaba isim olan anlatım ise Mevlana hazretlerinden alınmadır. O nun şems ile buluşması,İbn Arabinin O nun hakkında şitayişle söz söylemesi ve seyr-ü sülükü ince ve zarif bir uslupla anlatılır.

Konfiçyusu anlatırken karşımıza örnek bir öğretmen çıkarıverir yazar,Öğrencilerini sorularla değil bakışları ile imtihan eder ve her öğrenci için aklında bir program çıkarır yani çokluk içinde teklik meydana getirir.

Lokmanın adı vardır kendisi yoktur.Varlığı Oğulcuğum diye başlayan nasihatleri ile kendinden haber verir.Lokman bazen müşfik bir baba bazen asırların unutturamadığı bir Bilge olarak karşımıza çıkıverir.

Rabia el-Adeviyye , kim demiş kadından derviş olmaz diye ,olurmuş hemde erkekleri dahi imrendirecek makamlara çıkarmış,çıkarmışda ne kendisi nede muhatapları onu bulamazmış.

Bağdat sokaklarında yalın ayak Allahı bulan,kaftanlar ve saraylar sahibi olupda O nu bulamayanlardan örnek olsun diye Bişr-i hafi karşımıza çıkar.

Rosa Parks adlı siyahi başında kendisine yer vermesini bekleyen beyaz adama bakakalmışdı.Siyahdı gene bir diğeri adı Martin Luther Kıng idi.Otobüse binemezdi zira o beyazlarındı kendi otobüsleri gelmeliydi ama gelmedi O halde dedi Kıng o gelmez ise ben onu getiririm.’’ I have a dream that my four lıttle chıldren wıll one day lıve ın a natıon where they wıll not be judged by the colour of theır skın, but by the content of theır character’’ (Bir Düşüm var. Gün gelecek dört küçük çocuğum,derilerinin rengine göre değil,karakterlerinin yapısına göre değerlendirilecekleri bir ülkede yaşayacaklar.)demişdi de dünya ayağa kalkıvermişdi.

Okumak istiyordu öğretmeni ona sen bir zencisin okumak senin neyine sen neden bir Marangoz olmuyorsun ? işte ben bunun için mücadeleye başladım derdi.Adı yoktu aslında vardı ama O o adın içinde kendine yer bulamadığı için Malcom x olmuşdu.

1892 yılında okuldan aldığı oda hapsi cezasını çekerken annesine yazdığı mektupda şunları yazıyordu.’’Katıksız hapis verdiler.yalnızca ekmek ve su alabiliyorum ama olsun kitaplarım yanımda bazen Homeros a dalıyor bazende Odysseıa da şahene bir yer okuyorum sadece biraz güçsüz kaldım’’

Kanaatimce ‘’Varlık mirası ‘’ herkese bir gün lazım olacaktır.Kitap okumaya ve okutmaya değer...