Derviş ve SinHa

  • PDF

M. Ali Bulut

Bilge Yayınları;

İstanbul, 2004, 14 x 20 cm, 372 sayfa, Türkçe, Karton Kapak.

ISBN No: 9758364944

kitabı bir kere okumakla kalmayın. Her okuduğunuzda farklı şeyler keşfedecek ölüme bakış açınız değişecek içiniz ürpericek ve merak edeceğiniz şeyler artıcak. Ne yazar için ne benim için sadece kendiniz için okumanız gereken bir eser Fardipli SinHa gibi Dervis ve SinHa da cok etkileyici. Ilkinde soru isaretleri olusturan bazi konular, ikinci kitap da aydinlaniyor. Ayni zaman icerisinde gelisen olaylara degisik boyutlardan bakiliyor ve isik tutuluyor ve okura sürekli 'hic birsey ve hic kimse göründügü gibi degilmis' dedirtiyor.

Bence okuyun, ve kafaniza takilanlari arastirin. Kitabi okurken ben kendi ic dünyama derin yolculuklar yaptim ve bildiklerimin ne kadar da yetersiz ve kulakdan dolma oldugunu bir kez daha anladim. Ama kitaplarin ikisindende müthis haz aldim ve okurken huzur duydum.

Ancak bu eserler tek bir kere okunup rafa kaldirilacak eserler degiller; zira konular cok derin ve kelimeler fazlasiyla anlamli...

Ecel geldi mi ondan kurtulmak için verilecek hiçbir çaba fayda vermez.' Beydeba

Saçı sakalı uzamış adam otobüsten indiğinde şaşkındı. Avare bir gezgin gibi, uzun uzun çevresine bakındı. Hiçbir yüzün ona tanıdık gelmemesi, içindeki yalnızlık duygusunu daha bir derinleştirdi.

Rüyasında gördüğü yeri yeniden hatırlamaya çalıştı... Acaba orayı gördüğü gibi mi bulacaktı yoksa hiç beklemediği bir atmosferle mi karşılaşacaktı burada? Rüyasında gördüğü yer çok yeşillikti. 'Burası Uçmak' demişlerdi. Manzara adeta bir tabloyu andırıyordu. Oldum olası yeşili ve yeşilliği, ormanı çok sevdiği için rüyasını iyiye yormuş, bundan hareketle, randevu yerinin güzel bir yer olabileceğini düşünmüştü... Ama rüyada gördüğü gökyüzünün, büyükçe bir odanın kabartmalı tavanını andırıyor olmasına bir anlam verememişti. Her şeye rağmen yine de rüyasını iyiye yormuştu. Fakat bu yorum şimdi onu teselli etmeye yetmiyordu. Çünkü varacağı yer, ne kadar güzel olursa olsun, orada bu aleme veda edecekti. Bildiği her şeyle belki de bir daha karşılaşmamak üzere ilişkisini kesecekti.

Oysa hayat muazzam ve karmaşık ilişkiler ummanıydı. Her şeyi geride bırakıp ayrılmak... Pek de kolay sayılmazdı. Nitekim, geride bıraktığı karısını ve çocuklarını daha şimdiden özlemişti. Ama ona, 'Ayrılık saati geldiğinde ne kadar çok sevgilin varsa o kadar ıstırap çekersin...' demişti ta baştan...

Ölüm vadisine giden filler gibi mütevekkildi. Omuzları düşmüş, saçları daha bir ağarmıştı. Boğazında peş peşe düğümler sıralanıyor, gözlerine gelen yaşları içine denkleştirmeye çalışan genç adama seslendi:

-Delikanlı Uçmak'a nasıl giderim?